2 Aralık 2014 Salı

kocaman bir ateş yakacağız



emperyalizme ve işbirlikçilerine tutsak olanlar, yüzlerini mevcut düzene dönerek teslim olurlar. Devrimci Sosyalist yürüyüşte ısrar edenler asla teslim olmaz.

Yurtseverlik sevgisi; Ezilen, haksızlığa uğrayan halkları kapsamıyorsa eksik kalır. Proleter devrimcilerin toplum ve insana bakışının engin genişliği, salt teorik temelde değil pratikte de yurtseverlik sevgisinin üstünde bir sevgi ve savunusudur. Kendisini oluşturan toplumu sınıf temelli ve ezilen, sömürülen bağlamda savunduğu kadar bütün dünyayıda savunan enternasyonal bir dünya görüşüdür. Yanlış ve hata nereden, kimden gelirse gelsin onu eleştirir, hata ve yanlışı asla kabul etmez. Gereken tavrı ön yargısız kayırmacasız yapar yapmak zorundadır da.

Ülkemiz bugün 17 yüzyıl Fransız krallığı ya da 19 Yüzyıl Rus çarlığını dönemini yaşar gibidir. İktidar, kendi sarayına kapanmış, halktan tamamen kopuk ve çok aynalı bir odada sadece kendisini görüp, kendisini beğenen çirkin bir krallık gibidir. 


Kamusal alanı sadece kendi taraftarları ve görevlileriyle sınırlayan, geri kalan gerçek kamusal alanda ne olup bittiğini görmezden gelen bir aymazlık içindedir. Medya ve iletişim, ulaşım ve kolluk gücü üzerinde kurduğu katı merkezi kontrol sistemiyle korunan bir ağ içinde, sözde mutlu mesut yaşamaktadır. Onu, ne asgari ücretin komikliği, ne de her yıl ölen binlerce işçi ilgilendirmektedir. 

Hırsla ilerleyen bir kalkınma ve güçlü gözükme derken, yokuş aşağı tepetaklak bir boşluğa düşmesi kaçınılmazdır. Bütün zalimlerin sonu, halkların sabrının da bir sınırı olduğunu göstermektedir.


Wilhelm Weitling bir deyişinde derki; 


kocaman bir ateş yakacağız

kağıt paralardan
tahvillerden
vasiyetnamelerden
vergi dosyalarından
kira kontratlarından
ve borç senetlerinden
ve herkes kendi cüzdanını da bu ateşin içine atacak





.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder