28 Ocak 2016 Perşembe

Emekçi sınıfın üzerindeki burjuva tahakkümü


Türkiye burjuvazisi AKP öncülüğünde, işçi sınıfının kazanılmış haklarına yönelik saldırılarını ısıtıp ısıtıp gündeme getiriyor ve ne kadar kararlı olduğunu açıklıyor. Ulusal İstihdam Stratejisi adı altında hedeflenen büyük bir saldırı paketi var hükümetin gündeminde. Esnek çalıştırmanın yaygınlaştırılması, bölgesel asgari ücret, özel istihdam büroları gibi başlıkların yer aldığı bu paketin köşe taşlarından biri kıdem tazminatının gaspı. Kapitalistlerin yıllardır gündeminde bu, pusuda bekliyorlardı. Şimdi faşizmin açtığı yolda işçi ekonomisinin yıkımıyla gözleri parlıyor, ağızlarının suyu akıyor.
Kıdem tazminatı denilen şey, kısaca, işçilerin işlerini kaybetme tehlikesine karşı bir çeşit iş güvencesi tazminatıdır, ve karşılığı ödenmemiş emeğin birikimidir. Kendilerinden çalınan kıdem tazminatı bir işyerinde 1 yılını tamamlamış işçilere bahşediliyor. İşçi haksız yere işten atıldığında veya emekli olduğunda kıdem tazminatı alabiliyor. Ayrıca kadın işçiler evlendikten sonraki bir yıl içinde doğum gibi sebeplerle işten ayrıldıklarında, erkekler de askere gittiklerinde kıdem tazminatı alabiliyor. Kapitalizm işçiyi öldürdüğünde ise hak edilen kıdem tazminatını ailesi alabiliyor. Tabi mevcut yasalara, kağıt üzerindekilere göre bu böyle.
Kıdem tazminatı farklı bir adla 1936'da kabul edilmiş bir yasa. Elbette işçi sınıfının lehine değil. Daha doğrusu, yasanın çıkarılış amacı esasen işçi sınıfının çıkarlarına karşı. Cumhuriyetin ilk yıllarında liberal sanayileşme hamlesinde başarısız olan burjuva hükümeti, 1929 krizinin de etkisiyle ‘’devletçi’’ iktisat politikaları izlemeye başlamıştı. Böyle bir dönemde çıkarılan iş kanunu hakkında CHP'nin önde gelen isimlerinden Recep Peker niyetlerinin ne olduğunu şöyle açıklıyordu: "Yeni iş kanunu sınıfçılık şuurunun doğmasına ve yaşamasına imkan verici hava bulutlarını ortadan silip süpürecektir." 
Yani iş kanunu Rusya’da Ekim Devriminden sonra her yerde patlak veren devrim dalgalarına karşı, işçi sınıfının uyanmaması için gerekli önlemlerden biriydi. Fakat bu ilk iş kanununda sendika kurma ve grev hakkı yoktu. İşçi sınıfı bunları savaşarak daha sonraki yıllarda kazandı. Mesela grev hakkının kazanılmasında yasa dışı Kavel grevi çok önemlidir. Bülent Ecevit çalışma bakanı olduğu 1961-65 yıllarında işçi sınıfına verilen tavizlerde burjuvazinin çıkarlarını şöyle açıklıyordu: "Bildiğiniz gibi kuzeyimizde ve batımızdaki komşularımız ayrı, sosyalist bir düzene sahip. Güneyimizdeki Arap ülkelerinde de yeni sosyalist iktidarlar kuruluyor. Türkiye sanayileşme yolunda bir ülke. Er veya geç işçiler temel hak ve özgürlüklerini isteyecekler. İş bu noktaya geldiğinde gözlerini kuzeye veya güneye çevirmemeleri için şimdiden bu yasaları bizim çıkarmamız gerekiyordu."
Bugün faşizm koşullarında burjuvazi kendine daha çok güveniyor ve verdiklerini yavaş yavaş geri almak istiyor. Kıdem tazminatı burjuvazinin budamak veya tümden yok etmek istediği bu işçi haklarından biridir. Kıdem tazminatı kapitalistler için bir yük. İşçiyi istediği gibi işten atmak isteyen kapitalistler, kıdem tazminatının kaldırılmasını istiyor. İlk önce fon sistemi, şimdi bireysel emeklilik sistemi ve esnek çalışma(geçici iş sözleşmeleri) şeklinde oynamalarla kıdem tazminatını ve iş güvencesini gasp etme niyetindeler. Burjuva medya ve basın bunları ‘’iyileştirme’’, ‘’işçi haklarında ilerleme’’ olarak lanse ediyor. Gerçekte kıdem tazminatına el konarak, işgücü maliyeti daha da aşağılara çekilmiş olacaktır. Burjuva bakanlığın duyurduğu "yeni düzenleme"nin esası budur.
Her şeye rağmen, her durumda aslolan işçi kitlelerin sınıf mücadelesidir ve her türlü reformlar ve kazanımlar da bu mücadelenin yan ürünleri, dolaysız sonuçları olarak elde edilmişlerdir. Kendi bağımsız partisinde örgütlenmiş, güçlerini birleştirmiş bir proletarya, kendi sınıf çıkarlarını ve sınıf siyasetini izlediği, kendi iktidarı için ve sosyalizm için sömürücü kapitalist sınıfı devirme mücadelesini temel aldığı ve hiçbir tavizin kendisini yoldan çıkarmasına izin vermediği takdirde, saldırgan faşizmi ve burjuvaziyi kesin olarak yenebilecek yetenek ve kuvvette olacaktır.










.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder