3 Şubat 2016 Çarşamba

Erdoğan neden yeni Anayasa diye tutturuyor..........?



Yıllar boyu yapılan değişikliklerle yamalı bohçaya dönen darbe Anayasası’ndan kurtulacağız anlaşılan.
Biz kurtulmak istiyoruz da, kafa olarak 12 Eylülcü olan bu iktidara ne oluyor acaba?
Diktatör ve hempaları mevcut anayasayı zerre takmazken, neden büyük bir iştahla “yeni anayasa” diye tutturuyor dersiniz?
Şu anda fiili başkanlık sistemi var bunu yasallaştırmak istiyorlar, anladık. Peki bu kadar mı?
Yürütme erki üzerinde denetime zaten hiçbir şekilde izin vermiyorlar, istiyorlar ki bu denetim mekanizmaları kağıt üzerinde de kalksın, bunu da anladık.
Şu anda dinsel karakterli bir devlet var, Anayasa’da da araya mutlaka dinsel bazı referanslar sıkıştıracaklar, yine anladık.
Kapitalist sömürü düzeni, piyasacı asalak düzen alabildiğine özgür, yasalarda da hiçbir kısıtlama kalsın istemiyorlar, anladık tamam.
Ama bütün bunlar yeni anayasayı bu kadar şehvetle istemelerini, bu uğurda ciddi bir siyasal-toplumsal krizi göze almalarını yeterince açıklamıyor.
12 Eylül Anayasası’nı Erdoğan Anayasası ile değiştirmeye çalışmalarının nedeni, 2011-2013 uğrağında ağır darbe alan AKP Türkiyesi’ni bir an önce tescilleme arzusudur.
Bu girişim Anayasa tartışmalarına gömülerek püskürtülemez. AKP Türkiyesi’nin oluşturduğu müktesebatın tamamıyla hesaplaşılmadan, onun temel özellikleri reddedilmeden mesele çözülmüş olmaz.
Anayasa’da istediği unsurlara dair engelle karşılaşırsa, onun yanından dolaşacaktır Erdoğan!
Ve hiçbir şey değişmeyecektir. Bu anlamda anayasa hem önemli hem önemsizdir. Unutmayalım, AKP bir anayasal çerçeveye hiç ihtiyaç duymamış, karşı devrimci müdahaleleri yasa filan takmadan hayata geçirmiştir.
Tehlike anayasanın içeriğinden çok, yeni Anayasa yapma sürecinin AKP’ye kazandıracağı meşruiyettedir. CHP ve HDP’nin her zamanki gibi Erdoğan’a bu hediyeyi vereceği anlaşılmıştır. Bu sayede Erdoğan duruma göre doz ayarlayacak, sınırları zorlayıp zorlamamaya karar verecek ama her durumda kazançlı çıkacaktır.
Yeni Anayasa, içeriğinden bağımsız bir biçimde AKP’ye meşruiyet sağlayacaktır. Gerisinin pek önemi yoktur. Toplumsal güç dengeleri değişmediği, gerçek bir siyasal direniş ve mücadele odağı ortaya çıkmadığı sürece Erdoğan zaten istediğini yapmaya devam edecektir. Anayasayla ya da Anayasasız!
Onun derdi, normalleşme algısı yaratmaktır. AKP Türkiyesi’nin kanıksanması, evet tescillenmesi için yeni bir Anayasa’ya gereksinim duymaktadır. Anayasa’da ne yazacağı bir yerden sonra önemsizdir.
Başkanlığı istiyor, deli gibi istiyor, tamam. Ancak bu gerçekleşmezse Türkiye ihya olmayacak, Erdoğan çaresizleşmeyecek.
Bununla birlikte, Anayasa tartışmaları ve yeni bir Anayasa her durumda Erdoğan’a yarayacaktır. Çok ciddi bir meşruiyet sorunu olduğunu Meclis muhalefetinden daha iyi kavramış olan Erdoğan, Anayasa yapan bir hareketin lideri olarak anılacak ve rahatlayacaktır
Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Demirtaş ona bu imkanı vermeye kararlıdır. Kırmızı çizgiler sürekli değişecek, komisyonlarda “yapıcı” olunacak, her bir madde yeniden ve yeniden formüle edilecek, halkımız da “demokratik anayasa” yapılıyor diye huzur bulacak.
Bu oyuna ortak olmasın kimse.
Yeni Anayasa için görüş beyan eden, talepte bulunan, pazarlık yapan sadece ve sadece AKP’nin elini güçlendirir.
Buradan iyi bir şey çıkma olasılığı sıfırdır. Darbe anayasası karşı devrimciydi; karşı devrimi karşı devrimle düzeltemezsiniz.
Son tahlilde karşı devrime anayasal bir kimlik kazandırırsınız. Başkanlı ya da başkansız…








.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder