1 Şubat 2016 Pazartesi

Zalim, canavar Esed gitmeden olmaz

“Suriye’de akan kanın sorumlusu Esed’dir” dedi adam.
TIR’larla silah taşındı, paralı askerlere, çetelere, kafa kesenlere. Pazar yerleri bombalandı, okullar havaya uçuruldu, hastaneler yakıldı. “Sorumlu Esed”di!
İstihbaratçılar yollandı karışıklık yaratmaya, kamplar kuruldu teröristleri eğitmeye, füzeler yerleştirildi komşuyu tehdit etmeye. “Sorumlu Esed”di!
Fabrikalar söküldü, makineler buralara getirildi. Buğday depoları basıldı, çuvallarla tahıl buralara getirildi. Müzeler yağmalandı, tarihi eserler buralara getirildi. “Sorumlu Esed”di!
Petrol kuyuları IŞİD’e bırakıldı, IŞİD’in petrolü taşınıp dünyaya servis edildi, IŞİD’e para verildi. “Sorumlu Esed”di!
Sınırlar açıldı. Silahını alan güneye yollandı serbestçe. Yaralanan, sıkıştırılan kuzeye kaçıverdi serbestçe. Tatili gelen cihatçı ağırlandı serbestçe. Adamı tükenen, yenilerini topladı serbestçe. Patlayıcılar geldi-gitti serbestçe. “Sorumlu Esed”di!
Yakılıp-yıkılan, katliamlar yapılan yerleşimlerden, çatışma noktalarından binler, on binler, yüz binler kaçmak zorunda kaldı. Evler, bağlar-bahçeler yok pahasına satıldı, elde avuçta ne varsa naylon keselere kondu, göç başladı. “Sorumlu Esed”di!
Göçenler kamplara kondu, araya karışan çeteciler eğitildi, yedirildi, içirildi. Ucuz işgücü arayan patron, arsız fuhuş organizatörü kampları teftişe çıktı, beğendiklerini aldı götürdü. “Sorumlu Esed”di!
Kamplar taştı, taştıkça Anadolu’nun her tarafına kafileler çıkarıldı. Büyük kentlerin parkları, meydanları açık hava yatakhanesine döndü. Ucuz oteller koridorlara yatak attı, sürümden kazandı. Lokantalar "Suriyeliye yemek" diye bozuk tavukları tüketti. “Yunanistan’a garantili götüren” şebekeler tanıtım broşürleri dağıttı, can yelekleri karaborsaya düştü, sürat motoru piyasası canlandı, can derdindeki sığınmacıları gelen yoldu giden yoldu. “Sorumlu Esed”di!
Medya “ölüme yolculuk” diyordu, devlet teşvik ediyor, göz yumuyordu. Giden gitsindi. Tekneler çalındı, göz yumuldu. On kişilik botlara 50 kişi bindirildi, göz yumuldu. Fırtınada denize açılındı, göz yumuldu. “Sorumlu Esed”di!
Tekneler battı, insanlar boğuldu, keseler toplandı, dolarlar paylaşıldı, göz yumanlara komisyonları verildi. Tekneler daha fazla batmalıydı, delikler açıldı, yanlış yön gösterilip kayaya vurduruldu, insanlar daha çok boğuldu, daha çok kese toplandı, daha çok dolar paylaşıldı, göz yumanlara daha fazla komisyon verildi. “Sorumlu Esed”di!
Yunanistan’a geçenlerden “ölü ya da diri” para alınıyordu. Geçmeyip bekletilenler için Avrupa Birliği’den para alınıyordu. Para bittiğinde, “yollarız” tehdidiyle yine para alınıyordu. “Sorumlu Esed”di!
“Esed gitmeden olmazdı.”
Esad gitmezse, bu kadar suçu, bu kadar günahı, bu kadar vahşeti, bu kadar hırsızlığı, bu kadar kalleşliği nereye sokacak, nereye gizleyeceklerdi? Oysa bir devrilse… Kolaydı, “sorumlu Esed”di!





.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder