23 Ocak 2017 Pazartesi

TKP yoluna devam ediyor



Bugün İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde binlerce TKP'linin katılımıyla yapılan toplantıda Türkiye Komünist Partisi'nin yoluna devam ettiği ilan edildi.

Türkiye Komünist Partisi binlerce üyesinin ortaya koyduğu iradeyle yoluna devam ediyor. Yedi TKP üyesi tarafından 27 Aralık’ta yapılan çağrı ve 2014 yılında TKP'nin devamlılığı için sorumlu tutulmuş Heyet'in açıklamasıyla tüm Türkiye'den bu çağrıya yanıt veren binlerce TKP üyesi İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde buluştu.

Toplantı için kapılar saat 12:00'de açıldı. Kayıt masaları önünde kuyruklar oluştu.
Saat 14.00'de salona girişler başladı. Salonun tamamen dolmasının ardından toplantıyı izlemek için merdivenleri ve geçiş yerlerini dolduran katılımcılar fuayeye taştı. Katılımcıların bir kısmı toplantıyı fuayede kurulan dev ekrandan izledi.

Toplantı, çağrıyı yapan 7 TKP'liden biri olan Yaşar Çelik'in salonu selamlayarak saygı duruşuna davet etmesiyle başladı. Saygı duruşunun ardından kürsüye gelen şair Nihat Behram 'Örgütün Gücü' isimli şiirini okudu. Behram'ın ardından Yaşar Çelik yeniden kürsüye gelerek toplantı yönetimi için Kaya Güvenç, Erhan Nalçacı ve Özlem Şen'in isimlerini önerdi. Divan'ın oluşmasının ardından toplantıya geçildi.


Divan'da yer alan Kaya Güvenç kısa bir açış konuşmasıyla toplantının hazırlık süreci, amacı ve gündemi hakkında bilgi verdi.

Güvenç'in konuşmasının ardından ilk sözü Yunanistan Komünist Partisi Siyasi Büro üyesi Yorgos Marinos aldı. Marinos konuşmasında YKP Merkez Komitesi’nin kutlama mesajını iletirken, ''Nisan 2016’da sizi selamlarken partinizin artık hak ettiği adı almanın ve kendi halkının arasında ve Uluslararası Komünist Harekette Türkiye Komünist Partisi, TKP olarak, mücadele etmenin zamanının geldiğini söylemiştik. Türkiyeli komünistlerin bu kararını selamlıyor ve kutluyoruz'' ifadelerini kullandı.

TKP ve YKP arasında uzun yıllardan beri süren güçlü bağlara da değinen Marinos, ''TKP ile YKP arasındaki ilişki, çok karmaşık koşullarda inşa edilen enternasyonalist bir ilişki örneğidir. Bu ilişki sınıf çıkarları, her iki ülkede işçi sınıflarının sınıfsal birliği, kapitalizmi alaşağı etme ve sosyalizm-komünizmi inşa etme mücadelesinin kılavuzluğunda yaşanıyor. Aynı şey gençlik örgütlerimiz, KG ile KNE için de geçerlidir'' dedi.


Marinos'un ardından Küba Komünist Partisi adına konuşan Alberto Gonzalez Casals da TKP'nin yeniden siyasete dönmesinin önemini vurguladı.

Casals'ın konuşmasından sonra 2014 yılında TKP'nin devamlılığı için oluşturulan Heyet'in üç üyesi adına konuşma yapan İbrahim Bulut, çok sayıda olumsuzluğa rağmen, heyetin üstlendiği görevi sabır ve onurla sürdürmeye çalıştığını belirtti. Bulut konuşmasına şöyle devam etti:

"Heyet yine bu sorumluluk bilinciyle, ülkemizin ve sosyalizm mücadelesinin partimiz Türkiye Komünist Partisi’ne duyduğu ihtiyacı görerek, TKP’nin siyasete döndürülmesi için 2016 Temmuzu'nda bir çağrı yapmıştır. Bu çağrımız çok sayıda yoldaşımız tarafından heyecanla karşılanmış ve destek görmüştür.

İlk olarak, geçtiğimiz ay Ankara’da gerçekleştirdiğimiz resmi olağanüstü genel kongre ile partimizin tüzel kişiliği üzerindeki hukuksal tehdit ortadan kaldırılmıştır.

Akabinde, 7 değerli yoldaşımız tarafından, TKP’nin siyasete dönüşünü sağlamak üzere, “Ülke Türkiye Komünist Partisini çağırıyor” başlığıyla tüm parti üyelerine ve heyetimize bir çağrı yapılmıştır."

Bu çağrının binlerce TKP üyesi ve dostu tarafından heyecanla karşılanmış olduğunu gördüklerini bildiren heyet açıklaması "Burada görmüş olduğumuz tablo, TKP’nin siyasete dönmesi için gereken iradenin bu salonda bir araya geldiğini göstermektedir. Heyet olarak 2.5 yılı aşkın bir süredir taşıdığımız sorumluluk ve yetkileri burada oluşan iradenin belirleyeceği yetkili kurula devretmekten mutluluk duyacağız" cümleleriyle son buldu. 

Bulut'un konuşmasının ardından Kaya Güvenç heyetin tanıklığıyla da birlikte toplantı iradesinin bir karar oluşturmasının mümkün ve meşru olduğunun görüldüğünü belirtti.

Güvenç, 2017 yılında yapılacak bir TKP kongresine kadar partinin merkezi iradesinin mevcut Komünist Parti Merkez Komite üyelerince oluşturulması ve bu yoldaşların TKP Merkez Komitesi olarak görev üstlenmeleri önerisini salondaki TKP üyelerinin onayına sundu.

Kayıt sırasında üyelere dağıtılan Kırmızı oy kartlarının kaldırılması ve önerinin kabulünün ardından, TKP Merkez Komitesi adına konuşma yapmak üzere Kemal Okuyan kürsüye davet edildi.


Oylamanın ardından sözü TKP Merkez Komitesi adına Kemal Okuyan aldı.

Konuşmasına ''Bir komünist partisi ne işe yarar?'' sorusuyla başlayan Okuyan, ''İşçi sınıfı ile sermayenin çıkarları ortaklaşamaz. TKP hep bundan uzak durdu. Ajanlaştırma mekanizması nasıl işliyor? Gülen cemaati, Osman Kavala, AB ya da ABD vakıfları... Bunlar çöpçatanlık müessesesi gibi çalışır.  Birileri dayanışma-demokrasi adına doğrudan paralı elemanlarla dost oluyor, sonra siz onlarla dost oluyorsunuz. O ittifak sisteminin parçası haline geliyorsunuz. TKP buna karşı hep uyardı, uyanık oldu'' ifadelerini kullandı. 

Kemal Okuyan şöyle konuştu:

''Bir komünist partisi ne işe yarar? Yayın çıkarır. Toplantı yapar. Bildiri dağıtır. Miting düzenler. Örgütlenir. Açıklama yapar. Kongre toplar. Seçime girer. Haklar ve özgürlükler için mücadele verir.
Bu nedir? Binlerce, on binlerce, milyonlarca sayfa evrak, yazı… Günler, haftalar, aylar boyu toplantı… 
On binlerce top kırmızı kumaş… 
Ve ileride anlatacağımız anılar…

Hayır bu bir komünist partiyi tarif etmez.
Komünist Parti… 
Kapitalist düzenin devrilmesine odaklanan, o işleme ebelik, öncülük edecek, kolaylaştıracak partidir.
Toplantılar, bildiriler, gösteriler, yayınlar bunun içindir.
Her şey bunun içindir.


Söz gelimi Fidel Castro kendi egemenlik bölgesinde tek bir gösteri düzenlemedi. Fidel Castro’nun liderliğindeki 26 Temmuz hareketinin seçimlere girdiğini de duymadık.

Şimdi biz bunları söylediğimizde, “Devrimden söz edecek zaman mı?” diye sorulacak. Devrimden ne zaman söz edilir? Devrimin garanti olduğu bir ada mı?

23 Şubat 1848’de Fransa’da devrim patladı. Ardı ardına gelecek devrimlerin başlangıcıydı. Huzursuzluk ve kriz vardı ama kimse devrimi beklemiyordu.

1880’lerde Plehanov, Genova gölünde sandalda, kürek çekerken; batarsak bu Rus marksizminin sonu olur der. Bir espridir bu ama azıcık da gerçektir. Sandala sığmaktadır Rus marksizmi.

Bolşevik partinin 1916 sonunda 15 binin altında üyesi olduğu biliniyor. Ocak ayında bu sayı 24 bine ulaşıyor. Rusya için çok ama çok düşük sayılar bu. Ama devrimlerin sayı saymaktan daha önemli işleri var belli ki! Aynı parti 1917 Ekimi’nde iktidara geldi.

Bize Kuvayi Milliye’nin mevcudu kurulduğunda 6500-7000 kişiydi.
Küba’da 12 kişilik Granma yatına 82 kişi bindi, 20 civarı kişi kaldı.

Bu hareketlerle kıyaslandığında Alman Sosyal Demokrat Partisi seçmeni çok, yayını çok, üyesi çok, parası çoktu yirminci yüzyılın başlarında. O zaman bu partiye yakın olan ünlü sosyolog Max Weber 1906’da Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin kongresinden sonra şunu söylüyor: “Bu baylar bundan sonra kimseyi korkutamazlar.”

Niye böyle dedi? Kimi korkutması gerekiyordu partinin?
Değiştirmek istedikleri düzeni, o düzenin sahibi patron sınıfı korkutacaklardı.
Oysa onlar kendilerini düzene, düzen güçlerine beğendirmeye çalışıyordu.
İşçi sınıfı hareketi ile sermaye sınıfının geleceğini ortaklaştırmaya çalışıyorlardı
Daha iyi bir kapitalizmin mümkün olduğuna inanmaya başlamışlardı ve kendi yandaşlarını da buna inandırmaya çalışıyorlardı.
Parlamento ve seçim meselesini fetişleştirdiler.
Kadroları düzenle bütünleşmeye başladı.
Böyle bir parti devrimci bir güç olmaktan çıkar.
Dostlarımıza güven, düşmanlarımıza korku. Bizim düşmanımız gericilerdir, emperyalizmdir ama her şeyin ötesinde sömürücü sınıflardır.

TKP farklı olmayı hep göze aldı. Medeni cesaret de denebilir. Komünistlerin itici olmaları gerekmiyor ama kendilerini beğendirmek gibi bir hedefleri olamaz. Hele hele düzen güçlerine…

İşçi sınıfı ile sermayenin çıkarları ortaklaşamaz. TKP hep bundan uzak durdu. Ajanlaştırma mekanizması nasıl işliyor? Gülen cemaati, Osman Kavala, AB ya da ABD vakıfları... 

Bunlar çöpçatanlık müessesesi gibi çalışır.  Birileri dayanışma-demokrasi adına doğrudan paralı elemanlarla dost oluyor, sonra siz onlarla dost oluyorsunuz. O ittifak sisteminin parçası haline geliyorsunuz. TKP buna karşı hep uyardı, uyanık oldu.


'TKP ASLA BAŞARISIZ DEĞİLDİR'

Daha iyi bir kapitalizm fikri? Geçiniz. TKP’nin mayasında sosyalist iktidar perspektifi var.
Parlamento ve sandık fetişizmi… Şöyle söyleyeyim, TKP’nin, hareketimizin en başarılı olduğu seçim 2015 Haziran seçimleridir. 13 bin. Bir açıdan şaka gibi. Ama o gün Türkiye’de biz liberal tuzağa düşmeyiz diyen bir parti olduğu kanıtlandı. O seçimlerde orak çekiç olmasaydı, bugün burada bu toplantı yapılamazdı. Parlamento ve sandık fetişizminin insanı ne hale getireceğini biliriz, gördük de.
Peki TKP başarılı mıdır?

Bu soru hassas bir sorudur. Başarısızlık saptaması için kaçırılan tarihsel fırsatlardan söz etmek gerekir. İşin gerçeği, 2001-2014 arasında Türkiye Komünist Partisi’nin kaçırdığı tarihsel fırsat yoktur. Kaçırılan tarihsel fırsat dediğimizde biz bundan bir devrimci yükseliş, bir devrimci durumu anlarız. TKP’nin yeterince değerlendiremediği fırsatlar vardır ama kaçırdığı tarihsel bir fırsat yoktur.
Bunun dışında TKP, asla ve asla başarısız değildir. Sözünü ettiğimiz değerleri, Türkiye’nin en güçlü ve yaygın devrimci hareketi olarak sürdürebilme yeteneğini korumuştur bu süre boyunca. Bütün bu süre boyunca TKP hiçbir zaman yerinde durmamış, zorlamış, olanakların ötesinde hedefler koymuştur.

TKP’den bir başarısızlık öyküsü çıkarmak isteyenlere izin veremezdik, vermedik.
Şimdi TKP’yi karşısına çıkacak tarihsel fırsatları değerlendirebilecek bir parti haline getirme yükümlülüğümüz var; hep birlikte.

Burada bu yükümlülüğün bilincinde olan bir irade var. Yolumuz açıktır.”
Kemal Okuyan'ın konuşmasının ardından 'Yapıcılar' grubunun müzik dinletisiyle toplantı son buldu.


TOPLANTIYA DESTEK MESAJLARI

Öte yandan toplantıya çok sayıda partiden destek mesajları geldi. Toplantıya katılan ya da dayanışma mesajlarıyla desteklerini ileten partiler şöyle:
Alman Komünist Partisi
Arnavutluk Komünist Partisi
Avustralya Komünist Partisi
Avusturya İşçi Partisi
Bangladeş İşçi Partisi
Bangladeş Komünist Partisi
Belarus Komünist İşçi Partisi
Bohemya ve Moravya Komünist Partisi
Brezilya Komünist Partisi
Britanya Komünist Partisi
Finlandiya Komünist Partisi
Filipinler Komünist Partisi 
Fransa Devrimci Komünist Partisi
Fransa Devrimci Komünistler Partisi 
Fransa Komünist Yeniden Uyanış Kutbu 
Güney Afrika Komünist Partisi
Gürcistan Birleşik Komünist Partisi
Irak Komünist Partisi
İspanya Halklarının Komünist Partisi
İtalya Komünist Partisi

Küba Komünist Partisi
Macaristan İşçi Partisi
Malta Komünist Partisi,
Pakistan Komünist Partisi
Polonya Komünist Partisi
Rusya Komünist İşçi Partisi
Sırbistanlı Komünistler Partisi
Sosyalizm ve Özgürlük Partisi - ABD
TUDEH İran
Ukrayna Komünist Partisi
Hollanda Yeni Komünist Partisi
Yugoslavya Yeni Komünist Partisi
Yunanistan Komünist Partisi






.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder