9 Mart 2017 Perşembe

işçi durakları




sabah 05:00 de uyandık, 
05:30 da işçi durakların daydık.
henüz tenha
gün karanlık
simit fırını harıl harıl çalışıyor durak berisi, 
çay ocağının buharı sarınmış içerisi
sımsıcak simitlerle ayak üstü kahvaltılarımızı yaptık 
uyanan işçiler duraklara doluşuyor
bildirilerimizi dağıtıyoruz. 
Yetmez ama Hayır diyoruz 
çapaklı şaşkın gözler süzüyor gülen gözlerimizin içini
kimi umuda gülümser gibi sarılan gözlere bakıyoruz şimdi
kimi burdamısınız diyenler
sorgulayanlar
dinleyenler
tabi umursamazlar ve korkaklarda var elbet
servisler yanaşıyor duraklara
sabahın sığ soğuk yüzü camların iç ısısında buharlaşmış
eliyle siliyor içeriden buğulu camını içlerinden biri
gülümsüyor kocaman
ne güzel bir gülümseme diyorum içimden bu
sımsıcak ısıtıyor umudu
homurtulu gürültüleriyle kayboluyor daha sonra işçi servisleri
duraklarda kaldık. 
ellerimiz boşaldı
bildirilerimizi dağıttık. 
gün ağardı
umudu işliklere saldık

dönüş yolunda yol boyu enternasyonal mırıldanıyorum
"Tanrı, patron, bey, ağa, sultan nasıl bizleri kurtarır. Bizleri kurtaracak olan kendi kollarımızdır."




.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder