2 Mart 2017 Perşembe

Kadınlar “Yetmez Ama Hayır” Diyor




8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde, bu defa “Hayır” diye haykırıyoruz. Sadece referandumlarına değil, bizi içine hapsetmeye çalıştıkları düzenlerine de “Hayır” diyoruz. Emeğimize, bedenimize, yaşamımıza el koyanlara “Hayır” diyoruz.
Bizim için mücadele yeni başlamadı. 160 yıl önce, 8 Mart gününü bize miras bırakan işçi kadınların da emeğine, yaşamına el konuyordu, bugün de!
Herkes bilir, bu ülkede reddeden kadından korkulur.
“Hayır” dediği için öldürülen kadının, katilinin iyi hal indirimi alması sıradanlaşmıştır.
Patrona “hayır” diyen kadının çalışma hakkının gaspı sıradanlaşmıştır.
Kadının yaşamın dışına sürüklenişinde yol alınmıştır evet, ama yolun sonuna da gelinmiştir. Kadınlar sınırlarını gericilerin ve patronların kolkola çizdikleri yaşam alanına hapsedilememiştir.
Bizim kavgamız, öyle köklü bir kavga kiönümüzdeki günlerde yapılacak olan referandumda verilecek olan evet ve hayır oyunun sınırını aşıyor. Hayır’ı güçlendirecek olan kavga, hayırla yetinmiyor, ötesine de göz dikiyor.
Bizim “hayır”ımızdan korkuyorlar. Çünkü AKP’nin 15 yıllık saldırısının en büyük geri adımları, bizim ‘hayır’larımızın ardından atılmıştır.
Başkentin merkezini günlerce işgal eden TEKEL işçisi kadınlar, kürtaj hakları için sokağa dökülen kadınlar, Haziran direnişinin kadınları, istismar yasasına karşı sesini yükselten kadınlar; AKP’yi hep zorlamıştır.
Her şey yobazların ve patronların istediği düzlükte akarken, biz sesimizi yükselttiğimizde iktidar afallamıştır.
Bu yüzden, bizim “hayır”ımız referandumun sınırlarını aşmak zorundadır. “Hayır”ımızın ardında yarınımız vardır.
Referandumdaki “hayır”ımız, eve kapatılmaya da hayırdır, güvencesiz çalışmaya da.
“Hayır”ımız bol ışıklı bir ofiste güneş görmeyen saatlere de hayırdır, emeğimizin bir erkeğinkine eşitsizliğine de.
“Hayır”ımız bedenimizi örtmeye çalışanlara da hayırdır, metalaştıranlara da.
“Hayır”ımız kürtaj hakkına dil uzatan gericiliğe de hayırdır, annelik hakkımızı gasp eden, yokluk saçan bu düzene de.
“Hayır”ımız saltanat artıklarıyla dalga geçmesini de bilir ama ‘nasıl prenses oldum’ diye zenginlik öyküsü güzelleyenleri alkışlamaz. Çünkü, bizim “hayır”ımıza göre zenginlik ayıptır, suçtur, haksızlıklar üzerine kurulmuştur.
“Hayır”ımız patronların “hayır” işlerine benzemez, geleceğimizi bağış gecelerinde kırmızı halıda yürüyen kibirli patroniçelerin ellerine teslim etmez.
“Hayır”ımızın, yarınını kurmak için Hayır diyoruz ama yetinmiyoruz.
Emeğin, aydınlığın, özgürlüğün, eşitliğin Türkiyesi; cesaretle yarınını arayan bizlerin ellerinde. Hayır’ı büyütüyoruz. Karanlığın karşısına hayırla dikiliyoruz.
Emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder